Best "Woman Scorned" Turkish Dramas Online
Kraliçe, hayatları bir günde alt üst olmuş bir ailenin “köklerine tutunarak yeniden var olma” hikayesidir…
Ülkenin en ünlü basketbolcularından biri olan Ateş’in adının büyük bir skandala karışması ile eşi Deniz ile kurdukları hayat bir anda alt üst olur. Tüm ülkenin konuştuğu bu skandalın baş kahramanı olan Ateş ve Deniz henüz bu olayın etkisini atlatamamışken, Deniz İstanbul’a çok yakın bir sahil kasabası olan Kefken’deki yaşayan babasını da ani bir şekilde kaybeder.
Aynı anda hem büyük bir aşkla bağlı olduğu kocasını, hem de büyük bir sevgi ile bağlı olduğu babasını yitiren Deniz, aralarında her daim çatışma yaşanan kız kardeşi Zeynep ve erkek kardeşi Ali ile babadan kalma aile yadigarı çiftlikte bir araya gelmek zorunda kalır. Babalarının cenazesinde bir araya gelen üç kardeş çiftlikte de işlerin pek yolunda olmadığını ve babasının ölmeden önce büyük problemler yaşadığını fark ederler.
Bir yandan kocası Ateş ve kızı Rüya ile olan, “mükemmel” olarak addedilen yaşamını ve kocasına duyduğu büyük “aşk”ı kaybederken bir yandan da baba evinde yaşanan başka sorunlar ile yüz yüzedir Deniz…
Ateş ise “Deplasmanda escorta tecavüz skandalı!” ile çalkalanan bir takımın efsane kaptanı olarak, bir yandan masumiyetini diğer yandan da Deniz’in aşkını yeniden kazanma mücadelesine girer.
Kızları Rüya ile kurdukları hayattan ve tutku ile aşık olduğu eşi Deniz’den vazgeçmeyecek olan Ateş, ailesini geri kazanmak ve Deniz’in hayatından çıkmamak için her şeyi yapmayı göze almıştır.
Ne Deniz ve Ateş’in büyük aşkları, ne de aynı babadan kardeş olan Deniz, Zeynep ve Ali’nin geçmiş çatışmaları bitmeyecek, hayata sıfırdan başlama noktasına gelen bu ailenin her bir üyesi, kökleri ve kaderleri ile yüzleşerek kendilerini yeniden var etmeye çalışacaklar…
Ülkenin en ünlü basketbolcularından biri olan Ateş’in adının büyük bir skandala karışması ile eşi Deniz ile kurdukları hayat bir anda alt üst olur. Tüm ülkenin konuştuğu bu skandalın baş kahramanı olan Ateş ve Deniz henüz bu olayın etkisini atlatamamışken, Deniz İstanbul’a çok yakın bir sahil kasabası olan Kefken’deki yaşayan babasını da ani bir şekilde kaybeder.
Aynı anda hem büyük bir aşkla bağlı olduğu kocasını, hem de büyük bir sevgi ile bağlı olduğu babasını yitiren Deniz, aralarında her daim çatışma yaşanan kız kardeşi Zeynep ve erkek kardeşi Ali ile babadan kalma aile yadigarı çiftlikte bir araya gelmek zorunda kalır. Babalarının cenazesinde bir araya gelen üç kardeş çiftlikte de işlerin pek yolunda olmadığını ve babasının ölmeden önce büyük problemler yaşadığını fark ederler.
Bir yandan kocası Ateş ve kızı Rüya ile olan, “mükemmel” olarak addedilen yaşamını ve kocasına duyduğu büyük “aşk”ı kaybederken bir yandan da baba evinde yaşanan başka sorunlar ile yüz yüzedir Deniz…
Ateş ise “Deplasmanda escorta tecavüz skandalı!” ile çalkalanan bir takımın efsane kaptanı olarak, bir yandan masumiyetini diğer yandan da Deniz’in aşkını yeniden kazanma mücadelesine girer.
Kızları Rüya ile kurdukları hayattan ve tutku ile aşık olduğu eşi Deniz’den vazgeçmeyecek olan Ateş, ailesini geri kazanmak ve Deniz’in hayatından çıkmamak için her şeyi yapmayı göze almıştır.
Ne Deniz ve Ateş’in büyük aşkları, ne de aynı babadan kardeş olan Deniz, Zeynep ve Ali’nin geçmiş çatışmaları bitmeyecek, hayata sıfırdan başlama noktasına gelen bu ailenin her bir üyesi, kökleri ve kaderleri ile yüzleşerek kendilerini yeniden var etmeye çalışacaklar…
Asya (Cansu Dere), başarılı bir doktordur. Kocası Volkan ( Caner Cindoruk), harika bir eş ve oğulları Ali’ye ( Alp Akar) şahane bir babadır. Üç kişilik çekirdek aile, hep huzur ve mutluluk dolu bir hayat yaşamışlardır...
Beyaz güller kadar saf bir ilişkidir Asya’nın gözünde yıllardır süren evlilikleri... Ta ki; Asya, Volkan’ın atkısındaki sarı uzun saç telini görene dek…
Beyaz güller kadar saf bir ilişkidir Asya’nın gözünde yıllardır süren evlilikleri... Ta ki; Asya, Volkan’ın atkısındaki sarı uzun saç telini görene dek…
Neslihan’ın dışardan bakıldığında muhteşem, gıpta edilen bir hayatı vardır. Neslihan da bu illüzyona inanmış, kusursuz bir yaşam sürdüğünü zannederken hayatta en güvendiği insanın, kocasının onu uzun zamandır aldattığını öğrenir. Üstelik de kardeşi yerine koyduğu bir kızla. Üstüne bastığı bütün taşlar yerinden oynar ve Neslihan doğruyu yanlışı, iyiyi kötüyü yeniden sorgulamak, yeniden anlamlandırmak zorunda kalır. Ki yeniden ayağa kalkıp, kendi için, ailesi için, çocukları için mücadele edebilsin…
Güzide, saygıdeğer bir aile mahkemesi hakimidir. Pek çok evliliği yıkımdan kurtarmış, birçok çocuğun hak ettikleri şefkat ve sevgiyi görmesini sağlamış, her zaman adaletin yanında olmuş dürüst ve prensipli bir kadındır.
Kocası ve iki çocuğuyla örnek bir aile olduklarını, onurlu bir hayat yaşadıklarını, evliliklerinin bundan sonrasının alışılmış bir sevgi, mutluluk ve huzur içinde geçeceğini sanmaktadır. Bir gün Güzide’nin tesadüfen çektiği bir ilmek çorap söküğü gibi ilerler ve mutlu sandığı ailesinin sıcak bir yuva değil, kumdan bir kale olduğu ortaya çıkar.
Kocası ve iki çocuğuyla örnek bir aile olduklarını, onurlu bir hayat yaşadıklarını, evliliklerinin bundan sonrasının alışılmış bir sevgi, mutluluk ve huzur içinde geçeceğini sanmaktadır. Bir gün Güzide’nin tesadüfen çektiği bir ilmek çorap söküğü gibi ilerler ve mutlu sandığı ailesinin sıcak bir yuva değil, kumdan bir kale olduğu ortaya çıkar.